Fazla Kilonuzun Sebebi Hızlı Yemeniz Olabilir Mi?

0
118

Yemek yerken ne sürede yediğizi hiç düşündünüz mü? Hadi bir farkındalık yaratalım, dakika tutalım ve öğrenelim?

Hayat koşuşturmamız bazen bize birçok şeyi hızlı yapmamıza neden oluyor. Zaman en değerli varlığımız ve birçok şeyi yetiştirmemiz için tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Peki gün içerisinde zinde olabilmemiz için beslenmemize ne kadar zaman ayırabiliyoruz?

Gün içerisinde birçok şeye zaman ayırırken özellikle yoğun tempolu çalışan kişilerin beslenmeye verdiği zamanın çok az olduğunu görüyoruz. Hızlı yeme düzeni ile bir anda tabağındakileri bitirip güne devam etmek isteyen birçok topluluk mevcut. Peki bu hızlı beslenme düzeni bizlere nasıl sonuçlar doğurur?

Açken bir insan hızlı yeme ile yaklaşık 10 dakikalık süre içerisinde masadaki tüm yemekleri bitirebilir. Böylelikle günün işlerine telaşla yetişebilir. Peki ya sonrası?

Yeme davranışları, bireyin tükettiği enerji miktarını etkileyebilir ve böylece artan obezite riskine yatkın hale getirebilir. Bildiğimiz gibi sindirim, ağızda başlar, ağızda çiğnenen besinler küçük parçalara bölünür, yüzeyi genişler ve ağız salgısı (tükürük) ile karışır. Tükürükte bulunan enzimler, sindirime yardımcı olur ve besinler mide sindirimi için daha hazır hale gelir. Hızlı yemek yeme ile iyi bir çiğneme gerçekleşmediğinden besinler mideye tam sindirilmemiş bir durumda ve daha büyük parçalar halinde ulaşır. Besinler sindirim için hazır olmadığından dolayı mide daha fazla efor harcar ve yorulur. Bu nedenle hızlı yemek yeme alışkanlığı, başta mide ve bağırsakları etkileyerek sindirim problemleri, hazımsızlık, konstipasyon, diyabet, insülin direnci, kalp rahatsızlıkları gibi birçok sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır.

Aynı zamanda hızlı yemek yemek ve besinleri yeterince çiğnememek, tüketilen gıdadan tat almayı da zorlaştırır. Dilimizin üzerindeki tat alma hücrelerimizden yemek çok hızlı geçer ve alınan zevki azaltır. Yemek yerken alınan bir lokmanın mide tarafından karşılanması ve uyarının beyne gidip doyma merkezini uyarması ortalama olarak 20 dakika sürer. Hızla yenilen bir yemek, beynin doyma merkezini geç uyarır ve beyne doyma ile ilgili mesajı da geç ulaştırır. Doyma sinyallerinin ulaşması geciktiğinde, kendinizi tok hissetmezsiniz ve normalden daha çok yemek isteyebilirsiniz. Buna yönelik araştırmalarda hızlı yemek yiyen bireylerin daha fazla kalori aldığı, buna bağlı daha hızlı acıktıklarını ve tokluk hissinin güçlü olmadığını gösterirken, yavaş yiyen bireylerin daha az kalori aldığı ve tokluk hissinin sağlandığını gösteriyor.

Yapılan çalışmalar , daha yavaş yemenin vücut kitle indeksi ve bel çevresini azalttığını gösteriyor. Hızlı yemenin ise kronik hastalık ve ölüm riskini arttıran metabolik sendrom üzerinde anlamlı düzeyde etki ettiği ve sıklığının arttığını gösteriyor. Bununla beraber trigliserit düzeylerinin yükselmesine bağlı kardiyovasküler hastalıkların riskinide arttırdığı gösteriliyor.
Sonuç olarak tabloya baktığımızda hızlı yemek yemenin fazla kilonun yanında sağlığımıza birçok zararı olduğunu görmekteyiz.

Bu Durumda Ne yapabiliriz?

  • Tabağımızdaki yiyecekleri minik parçalar haline getirerek tüketim sağlayabiliriz.
  • Daha çok çiğnemeye özen gösterebiliriz.
  • Yemeklerden önce 1-2 su bardağı su tüketebiliriz.
  • Yemek yerken dakika tutabiliriz.
  • Minik molalar vererek devam edebiliriz.
  • Yemeğin yanına, su, ayran ve maden suyu gibi içecekler ekleyebiliriz.
  • Yemeğe odaklanarak sadece yemekten doyum değil, ortamdan keyif alarak ve yanımızdaki kişiler ile sohbetler ederekte doyum sağlayabiliriz.
Sizlere yavaş yeme düzeninizi oluşturmanıza yardımcı olabilecek minik bir çalışma hazırladım.

Minik bir Çalışma

Tabaklarımıza yönelirken 5 duyu organımızın kullanımını sağlayarak beynimize ‘doydum’ sinyalinin ulaşması için zaman kazanmış olacağız.
Örneğin bir poğaça yaptığımızı düşünelim.

  1. Gör – Önce bakalım, yaptığımız poğaça nasıl görünüşü bizi mutlu ediyor mu ?
  2. Kokla – Kokusuna bakalım, içeriklerinden tahmin yürütebiliyor muyuz?
  3. Dokun- Dokunalım kıvamı nasıl kontrol edelim, parçalara ayıralım.
  4. Duy- İki parçaya ayıralım ve sesini duyalım çıtırlığı nasıl ?
  5. Tat- Şimdi tatma zamanı bakalım yavaşça lezzetini hissedelim.

Bu çalışma ile 5 duyu organınızı kullanarak yavaş yeme düzeni oluşturabilir, çiğneme faktörünü de ekleyerek besinlerin sindirimine ve çalışan metabolizmanıza destek olabilirsiniz.

Sağlıklı günler dilerim,

Dyt. Seda YAĞIZ
Silivri Kolan Hastanesi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz